OZDEMİR
Yeni Üye

Teşekkür Puanı
-Verdiği Teşekkür: 0
-Aldığı Teşekkür: 1
Offline
Mesaj Sayısı: 1
|
ÖDEV HAKKINDA BİLGİ
Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
Trakya’nın Yunanlar’a verileceği endişesi ile Edirne’de kurulmuştur.
Osmanlı Devleti parçalandığı takdirde Batı Trakya ile birleşerek, Trakya Cumhuriyeti’ni kurmayı amaçlamıştır.
Mondros’tan sonra kurulan ilk direniş cemiyetidir (2 Aralık 1919).
Lüleburgaz, Edirne kongrelerini düzenlemişlerdir.
Mondros Mütarekesi’ni imzaladıktan sonra, İstanbul’da 2 Kasım 1918 günü Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı verilen cemiyet resmen olmasa da fiilen kurulmuştur. Cemiyet, Edirne Mebusu Faik (Kaltakkıran), Belediye Reisi Şevket ve Avukat Şeref Bey tarafından kurulur. Trakyalıların, haklarının muhafazasını sadece hükümetten beklemeyerek, bu hakların savunmasını bizzat kendi ellerine almayı ve halka dayanmayı gaye edinen böyle bir cemiyeti kurmaları çok ümit verici bir hareket olmuş, bilhassa bu bölgenin vatansever, aydın evlatlarını sevindirmiştir.
Cemiyet, Trakyalılara hitaben yayınladığı beyannamede kuruluş gayesini şu şekilde açıkladı: “Ecdadımızın celâdet yadigârı olarak, Avrupa’da elimizde yalnız Edirne vilayeti kalmış iken bu mübarek toprakların Müslüman olan mühim bir kısmı da kötü idare yüzünden Bulgar boyunduruğuna geçmiştir. Bu da yetmiyormuş gibi, son zamanlarda payitahtın bekçisi olan yurdumuza da göz dikildiğini görmekten elem ve ızdırap duymaktayız...Türklerin gadre uğramış haklarını müdafaa etmek üzere Trakya Paşaeli Müdafaa Heyeti Osmaniye’si kurulmuştur. Milletin hayrını isteyenlerden bir heyet, bu vatan hizmetini omuzlarımıza yükledi.”
Cemiyet’in ilk kuruluşunda, Trakya’ya saldıracak dış düşmanlara karşı, kurucular, silahlı bir mücadeleyi düşünmektedir. 7 Kasım 1919’da Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyetine katılmış ve onun nizamnamesini kabul etmiştir.
TRAKYA CEPHESİ
Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra; Edirne-İstanbul demiryolunu kontrol etmek üzere bir Fransız alayı Trakya'ya yerleşmiş bulunuyordu. Fransız Generali Franchet D'Esperey ile Yunanistan Başbakanı Venizelos arasında imzalanan antlaşma ile Kuleliburgaz-Hadımköy hattı Yunan Ordusunun işgaline terk edilmişti. Bu gelişmeler karşısında, I. Kolordu Komutanı Cafer Tayyar Eğilmez Paşa, Mustafa Kemal Paşa'nın 9 Ocak 1920 tarih ve 55 sayılı emrine uyarak bütün Edirne vilayetinde sıkıyönetim ve seferberlik ilan etti. Diğer taraftan Trakya-Paşaeli Müdafaa Heyet-i Osmaniyesi, 31 Mart 1920'de Lüleburgaz'da yaptığı ilk kongresinde dış tecavüzler ve iç ayaklanmalar karşısında her türlü tedbir alma yetkisini kolordu komutanına ve merkez heyetine vermeyi kararlaştırdı.
San Remo Konferansı'nda, İtilaf Devletleri Edirne ile birlikte Doğu Trakya'yı da Yunanistan'a bırakmayı kararlaştırdılar.
9 Mayıs 1920'de Edirne'de toplanan Trakya Paşaeli Müdafaa Heyet-i Osmaniyesi, 2'nci kongresinde Edirne ve Doğu Trakya'nın Yunanistan'a bırakılmasını kesinlikle reddetti ve ülke topraklarının savunulmasını kararlaştırdı. Bu amaçla, yerli halktan asker toplamayı ve silahlı savunma tedbirleri almayı kararlaştırdı. Ayrıca, Cemiyet programını değiştirmekle birlikte ismini de Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti haline getirerek, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin şubesi olmuştu.
Sevr Antlaşması'nın imzalanmasını kolaylaştırmak, Osmanlı İmparatorluğu'na fiilen olduğu kadar hukuken de son vermek amacı ile İtilaf Devletlerinin de teşviki ile Yunan Ordusu bir taraftan Anadolu'da bir taraftan da Trakya'da harekete geçti. 20 Temmuz 1920'de başlayan Yunan Taarruzu sonunda Edirne 24 Temmuz 1920'de düştü. Sevr Antlaşmasının imzalanmasını takip eden günlerde Yunan Hükümeti kendi meclislerinden geçirdikleri bir kanunla Doğu ve Batı Trakya'yı bir genel valilik halinde Yunanistan'a kattığını ilan etti. Yunanlılar tarafından Edirne ve Doğu Trakya'nın ilhakına rağmen, Trakya'da işgale karşı silahlı mücadele devam etmiştir.
Anadolu'da kazanılan büyük zafer ve orduların Boğazları geçerek Trakya'yı kurtarmak için harekete geçmeleri kararı karşısında, Boğazlarda bulunan İtilaf Devletleri ateşkes anlayışı içinde olmuşlardır. 15 Ekim 1922'de yürürlüğe giren Mudanya Ateşkes Antlaşması ile Doğu Trakya, Yunan kuvvetleri tarafından boşaltıldı. 25 Kasım 1922'de Edirne Valiliğine tayin edilen Şakir Bey (Kesebir), Türk yönetimini yeniden kurmuştur. Lozan Konferansı sonunda, Yunanlıların Anadolu'da yakıp yıktıklarına karşılık, savaş tazimanatı olarak Karaağaç ve Bosnaköy Köprübaşlarının da Anavatana katılması kararlaştırılmıştır.
|