MaJoR
Başarılı Üye
   
Teşekkür Puanı
-Verdiği Teşekkür: 2
-Aldığı Teşekkür: 19
Offline
Mesaj Sayısı: 416
|
Dinî bakımdan büyü
İslam literatüründe sihir, tılsım, gözbağcılık, rukye, nazar, cifr, ifha, simya, nücum, kehanet, falcılık, düğümcülük kavramları hakkında bilgi verilmektedir. Kuran'da sihir küfür sayılır (Bakara:102), büyü yapanlar yerilir (Taha: 69, Yunus:77). Bakara suresinde (102) Harut ve Marut kıssası anlatılır. Bunlar iki melek veya insan olup, büyü bilgisi verilmiş, onlar bilgileri insanlara öğretmiş, şeytan ve cinler bu bilgileri alarak kullanınca başlarına azap indirilmiştir. İslam peygamberine de büyü yapılmış, büyüye karşı Felak ve Nas sureleri inmiştir. Büyü (arapça: sihr, sihir) kötü veya iyi amaçlara ulaşmak için, muska yazmak, ip üflemek gibi sıradışı şekillerde yapılan ayinsel bir işlemdir. Kötü amaçlarla yapılan büyüye kara büyü denir. Cin ve ruh gibi doğaüstü güçlerin yardımıyla, bazı maddeleri kullanarak ya da insan ruhunun gücünden faydalanarak yapıldığına inanılır. Çok eski zamanlardan beri uygulandığı gibi günümüzde de bu tür işlerle uğraşanlar mevcuttur. Büyü yolu ile ulaşılmak istenen amaçlar kısmet bağlamak, kendine aşık etmekten, savaş kazandırmaya varan geniş bir yelpazede değişirler. Büyü yapan kişiye kullandığı metoda göre büyücü (sihirbaz), üfürükçü, kocakarı veya majisyen denir. Pozitif bilimlerce itibar edilmemekle birlikte, halk tarafından büyünün gerçek ve etkili olduğu kabul edilir. Dinler de büyünün gerçek olduğunu vaaz ederler. Birçok dinde yasak olduğu belirtilmiştir. İslâm'da büyü yapmak, tıpkı fal bakmak gibi açıkça haram kabul edilir. Bazı Hanefi alimleri büyüye karşı önlem almak gibi sebeplerle ve uygulamamak kaydı ile, tahsilini helal görmüşlerdir. Eski şamanist inanışlarda ise büyü, dinle özdeşleşmiş gibi normal sayılır. Yahudilikte büyünün yeri büyüktür. Yahudi kültürünün temel taşlarından kabbala bir büyü ve gizli ilimler kitabıdır.
|